Türkiye’de hekimlik mesleği, toplum sağlığını koruma ve bireylerin yaşam hakkını güvence altına alma gibi temel değerler üzerine inşa edilmiştir. Bu bağlamda, hekimlik faaliyetlerinin yetkin kişilerce yürütülmesi yasalarca koruma altına alınmıştır. 1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun, bu mesleğin icrasını düzenleyen temel yasal metinlerden biridir. Özellikle Madde 25. yetkisiz hekimlik suçunu tanımlayarak, bu alanda oluşabilecek ihlalleri cezai yaptırımlarla engellemeyi amaçlar. Yargıtay bu suçun mağdurunun tüm halk olduğunu benimsemiştir (Yargıtay 19. CD. 2016/15292 E. 2017/11617 K. 25.12.2017 T. ). Bu makalede, 1219 Sayılı Kanun’un 25. maddesi detaylı bir şekilde ele alınacak, Türk ceza hukuku içindeki yeri incelenecek ve konuyla ilgili yargıtay kararları üzerinden açıklamalar yapılacaktır.
1219 Sayılı Kanun Nedir ve Neden Önemli?
1219 Sayılı Kanun, 1928 yılında kabul edilmiş ve sağlık mesleklerinin nasıl icra edileceğini düzenleyen temel bir yasadır. Doktorluk, diş hekimliği, eczacılık gibi alanlarda kimlerin çalışabileceğini düzenlenmiştir. Bu kanunun amacı, hepimizin sağlığını korumaktır. Çünkü sağlık hizmeti, öyle herkesin yapabileceği bir iş değildir; eğitim, diploma ve uzmanlık gerektirir.
Madde 25 Tam Olarak Ne Diyor?
1219 Sayılı Kanun’un 25. maddesi şu şekildedir:
“Diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.”
Bu madde, açıkça iki temel fiili suç kapsamına alır:
- Diplomasız hasta tedavi etme: Tıp fakültesi diploması veya ilgili uzmanlık belgesi olmadan herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmak. Yargıtay burada fiili bir işlemi tanımlamaktadır. İşyerinde ele geçen kullanıma hazır ilaç, tıbbi araç gereç tek başına fiili kullanım olarak değerlendirilmemmektedir. Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/33150 Esas 2017/10872 Karar sayılı ilamında ‘ Mahkemece, sanığın iş yerinde yapılan işlemlerin camda yapışık olarak sıralandığı, içerideki bir odada bir adet muayene sedyesi ile raflarda kullanıma hazır çeşitli ilaç ve enjektörlerin tespit edilmesi hasta tedavi etmeye elverişli araçlar bulundurması ve bir muayenehane ortamı yaratması; belirli bir hastayı veya hastaları tedavi ettiği somut olarak saptanmadan tek başına yetkisiz hekimlik suçunun oluşmasının göstergesi değildir.‘ Hasta tedavi etme fiili, sadece hekimin yapacağı işlemler olarak kabul edilmelidir. Mahkeme yapılan işlemlerin hekim faaliyeti olup olmadığını Adli Tıptan rapor alarak belirlenmelidir. Aksi takdirde yerel mahkeme kararı yergıtay tarafından bozulacaktır. Yarg. 19. CD. 2017/4527 E. 2017/9516 K. “Tabip olmayan sanığın, şikayetçinin MMR hastası olan çocuğuna masaj yapma, evdeailesince uygulanacak fizik tedavi hareketleri yaptırma ve bazı kremlerin uygulanması yönündeki eylemlerinin, 1219 sayılı Kanunun 25. maddesinde yazılı ‘’diplomasız olarak hasta tedavi etme’’ olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,”
- Tabip unvanını takınma: Kendisini doktor olarak tanıtarak bu unvanı usulsüz bir şekilde kullanmak.
Maddenin dikkat çekici bir özelliği, suçun oluşması için menfaat temin etme amacı aranmamasıdır. Yani, bir kişi herhangi bir maddi kazanç elde etme niyeti olmadan bile hasta tedavi ederse veya tabip unvanını kullanırsa, bu suçun faili olabilir.
Yetkisiz Hekimlik Suçunun Cezası
Madde 25, yetkisiz hekimlik suçuna oldukça ağır yaptırımlar getirmiştir:
- Hapis cezası: 2 yıldan 5 yıla kadar.
- Adli para cezası: Bin güne kadar.
Bu cezalar, suçun ağırlığına göre mahkeme tarafından belirlenir. Ayrıca, eğer bu eylemler sonucunda hastaya bir zarar gelirse (örneğin, yaralanma veya ölüm), fail ek olarak TCK’daki vücut bütünlüğüne karşı suçlar (örneğin, TCK Madde 89 – taksirle yaralama; Madde 85 – taksirle öldürme) veya kasten işlenen suçlar hükümlerinden de sorumlu tutulabilir.
Yetkisiz Hekimlik Suçunun Diğer Suçlarla İlişkisi
Yetkisiz hekimlik suçu, tek başına işlenebileceği gibi, başka suçlarla da bağlantılı olabilir. Örneğin:
- Dolandırıcılık (TCK Madde 157): Sahte doktorun hastalardan para alması durumunda.
- Belgede Sahtecilik (TCK Madde 204): Sahte diploma veya belge kullanılması halinde.
- Taksirle Yaralama veya Öldürme: Yanlış tedavi sonucu hastaya zarar verilmesi durumunda.
Bu durumlarda, fail birden fazla suçtan cezalandırılabilir ve cezalar içtima kuralları çerçevesinde birleştirilir.
Ben Suçlu muyum? Sorusuna Cevap Arayalım
Kanun, suçun oluşması için birkaç şart arıyor:
- Tıp veya diplomanız yok mu? (Fail unsuru)
- Hasta mı tedavi ettiniz ya da kendinizi doktor gibi mi tanıttınız? (Fiil unsuru)
- Bunu bilerek mi yaptınız? Yargıtay CGK 1994/7-370 E. 1995/12 K. sayılı kararında suçun manevi unsuru, toplumsal normlar çerçevesinde değerlendirildiğini belritmektedir. Suçun oluşabilmesi için her zaman kast unsuru aranmayacaktır . (Kast unsuru)
Eğer bu sorulara “evet” diyorsanız, evet, suç işlenmiş olabilir. Ancak bu ilk bakışta anlaşılabilecek bir durum değildir. Dosyanın detaylı incelenmesi ile bir savunma stratejisi oluşturulabilir. Soruşturma aşamasında elde edilen deliller yasaya uygun elde edilmiş mi? , elde edilen deliller suçun işlendiğini kesin olarak gösterir nitelikte mi? suçun fiil unsuru yasada tanımlandığı şekilde gerçekleşmiş mi? gibi olgular üzerinde bir savunma inşa edilebilir.
Böyle Bir Suçla İtham Edildiyseniz Ne Yapmalısınız?
Eğer yetkisiz hekimlik suçlamasıyla karşı karşıyaysanız, bir ceza avukatı olarak size şu adımları öneririm:
- Panik Yapmayın: İlk adım sakin kalmak. Suçlamalar her zaman mahkumiyetle sonuçlanmaz.
- Delilleri Toplayın: Ne yaptınız, neyi amaçladınız, elinizde belge var mı? Bunları bir avukata sunmak önemli.
- Ceza Avukatna Ulaşın: Bir ceza avukatı, dava sürecinde sizi en iyi şekilde yönlendirir. İfade verme aşamasından mahkemeye kadar yanınızda olur.
- Savunmanızı Planlayın: Suçlamanın dayanağı olan deliller detaylı irdelenerek ceza avukatınız ile ilk günden bir savunma stratejisi oluşturun.
Müvekkillerime Sıkça Verdiğim Tavsiyeler
- Hukuki Danışman Edinin: Ülkemizde maalesef avukata başvurmak başımıza bir iş geldiğinde aklımıza gelmektedir. Bir iş kurarken hukuki danışmanlık hizmeti almak sizi başınıza gelebilecek hukuki sorunlara karşı hazır olmanızı sağlar. Önleyici hukuki danışmanlık hizmeti almak sorun ile karşı karşı gelmenizden çok daha karlıdır.
- Yetki Sınırlarını Bilin: Her meslek kendi sınırları içinde kalınmalı, yapılan tıbbı işlem ile ilgili gerekli belgeler önceden edinilmelidir.
- Denetimlere Dikkat: Sağlık Hizmeti veren kuruluşlar belli bir düzen içerisinde denetimden geçtiği gibi , merkezden gelen bir bildirim ile ani denetimler ile de karşı karşıya kalabilrisiniz. Ayrıca benzer hizmet veren rakip işletmeler de sizi şikayet edebilir. Bu nedenle gerekli dökümantasyonlar hergün denetim olacakmış gibi hazır olmalıdır.
Madde 25’in Güncel Sorunları ve Tartışmalar
Günümüzde, yetkisiz hekimlik suçuyla ilgili bazı tartışmalar ve uygulama sorunları bulunmaktadır:
- Alternatif Tıp Uygulamaları: Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliğinde; Akupunktur, sülük tedavisi, Fitoterapi, Hipnoz, Homeopati, Kupa uygulaması, ozon Uygulaması gibi yöntemler tamamlayıcı tıp uygulamaları olarak belirlenmiştir. Aynı yönetmeliğin 9 . maddesinde Sağlık Bakanlığı, bu tür uygulamaların yalnızca gerekli eğitimleri almış hekimler tarafından yapılabileceğini belirtilmiştir.
MADDE 9 – “(1) Uygulamalar, Bakanlıkça yetkilendirilmiş ünite ile uygulama merkezlerinde ve ilgili alanda “uygulama sertifikası” bulunan tabip ve sadece diş hekimliği alanında olmak üzere diş tabibi tarafından yapılabilir. Uygulama alanında temel eğitimi bulunan sağlık meslek mensupları merkez ve ünitelerde sertifikalı tabiplere uygulamada yardımcı olabilirler.
(2) Diş hekimliği uygulama ve araştırma merkezlerinde, diş hastanelerinde ve ağız ve diş sağlığı merkezleri ile diş polikliniklerinde sadece diş hekimliği alanında uygulama yapılabilir.”
Madde hükmü gereği bu uygulamaları “uygulama sertifikası” bulunan tabip ve sadece diş hekimliği alanında olmak üzere diş tabibi tarafından yapılabilecek olup aksi yine 1219 sayılı Yasa’nın 25. Maddesi kapsamındaki suçu oluşturacaktır. - Yabancı Hekimler: 2011 tarihli 663 Sayılı KHK ile, yabancı hekimlerin Türkiye’de meslek icra edebilmesi mümkün hale gelmiştir. Ancak, diploma denkliği olmayan yabancı hekimlerin faaliyetleri yargıtay uygulamaları ile bu kanunun 25. madde kapsamında değerlendirildiği örnekler mevcuttur (Yarg. 19. CD. 2016/15292 E. 2017/11617 K.). Ancak öğretitde denkliği bulunmayan yabancı hekimlerin yetkisiz hekimlik suçunu değil yetkisiz hekimlik kabahatini işleyecekleri yönünde görüşler de mevcuttur.
- Türk Tabipler Birliğine Üye Olmamak: 6023 sayılı Türk Tabipler Birliği Kanunu’nun 7. maddesinde devlet memuru statüsünde olmayan hekimlere birliğe üye olma yükümlülüğü getirilmiştir. Zira 1219 sayılı Kanun’un 25. maddesinde yetkisiz hekimlik suçu açısından aranan tek şart diploma sahibi olmaktır. Yetkisiz hekimlik suçu açısından TTB’ye üye olmamak yetkisiz hekimlik suçunu oluşturmayacaktır. Ancak serbest çalışan hekimler açısından hukuka aykırılık teşkil edecek ve ilgili hükümler gereğince sorumlu olacaklardır.
- Güzellik ve Estetik Sektörü:Lazer Epilasyon,Botox,Dolgu ve Mezoterapi uygulamaları ancak yetkili hekim tarafından yapılabilecek işlemlerdi. Sağlık Bakanlığı yönetmeliklerinde belirtilen eğitimleri alan hekimler bu alanda çalışabilmektedir. Hekim olmayan kişilerin bu faaliyetleri gerçekleştirmesi halinde 1219 Sayılı Kanun’ub 25. Maddesi söz konusu olabilecektir. Hekimler ilgili belgeleri olmadan bu faaliyetleri icra ettikleri takdirde SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU Ek 11. Madde uygulama alanı bulabilecektir.
Sonuç
1219 Sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun Madde 25, Türkiye’de hekimlik mesleğinin yetkisiz kişilerce icra edilmesini engelleyen temel bir düzenlemedir. Türk ceza hukuku içinde kamu sağlığını koruma misyonu taşıyan bu madde, ağır yaptırımlarıyla caydırıcılık sağlamayı amaçlar. Ancak, günümüz koşullarında, özellikle estetik sektöründeki ihlaller ve alternatif tıp uygulamaları gibi yeni sorunlar, maddenin daha etkin bir şekilde uygulanmasını gerektirmektedir.
Av. Ahmet Ayhan ÖZTÜRK
