Türkiye, coğrafi konumu gereği Asya ile Avrupa arasında bir köprü vazifesi gördüğü için uyuşturucu trafiğinde önemli bir geçiş noktasıdır. Bu durum, ülkemizi hem hedef hem de transit bölge haline getiriyor. Bu nedenle son yıllarda uyuşturucuyla ilgili suçların artmaktadır. Suçun yaygınlığı, bireylerin ve toplumun sağlığını tehdit etmesi nedeniyle, hukuki düzenlemelerde ağır cezalara tabi tutulmaktadır. Uyuşturucu ticareti, yalnızca ulusal bir mesele değil, aynı zamanda uluslararası bir sorundur. Türkiye, 1961 Narkotik Uyuşturucular Sözleşmesi, 1971 Psikotrop Maddeler Sözleşmesi ve 1988 Yasadışı Ticaretle Mücadele Sözleşmesi gibi anlaşmalara taraf olup, küresel çapta işbirliği yapmaktadır. Interpol ve Avrupa Uyuşturucu İzleme Merkezi ile ortak operasyonlar düzenlenmekte, suçluların iadesi sağlanmaktadır. Bu yazıda , uyuşturucu madde ticareti suç unsurlarını ve suçun cezalarını ele alacağız.
Yasal Tanım: Uyuşturucu Madde Ticareti Nedir?
Uyuşturucu madde ticareti suçu , Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 188. maddede tanımlanıyor. TCK 188. Maddesine göre Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri imal eden, temin eden, nakleden,satan veya satışa arz eden kişiler hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. Aşağıda verilen kanun maddesinden de anlaşılacağı gibi su suç sadece uyuşturucu madde satışını kapsamıyor. Kanunu maddesinde belirtilen diğer fiiller gerçekleştirildiğinde aynı hapis cezası gündeme gelecektir.
TCK Madde 188
(1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye’de uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.)
a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması (Değişiklik: 28.03.2023 T. 7445 sayılı Kanun m.17),
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi, hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Unsurları
Uyuşturucu madde ticareti suçudan söz edebilmek için aşağıdaki unsurların mevcut olması gerekir:
Maddi Unsurlar
- Fail: Bu suçu herkes işleyebilir. Ancak organize suç örgütleri ve çete liderleri genellikle bu suçtan daha ağır ceza alır.
- Suçun Konusu: Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerdir. Bu suçtan söz edebilmek için ele geçirilen maddeinin kanunda belirlenen yasak maddelerden olması gerekir.
- Fiil: Satma, sağlama, nakletme gibi eylemler bu suç kapsamındadır.
Manevi Unsurlar
Uyuşturucu madde ticareti suçu kasten işlenen bir suçtur. Yani failin, uyuşturucu maddeyi satmak, başkasına vermek gibi bir amacının olması gerekmektedir.
Uyuşturucu Madde Ticareti Suçunun Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 188. maddesine göre, uyuşturucu madde ticareti suçunun cezası (uyuşturucu satma suçunun cezası) şu şekilde belirlenmiştir:
- Temel Cezalar: 10 yıldan az olmamak kaydıyla hapis cezası ve adlî para cezasıdır. TCK188/3 maddede suçun temel cezası belirlenmiştir.
- Suçun Ağırlaştırıcı Nedenleri:
- TCK Madde 188/5’e göre suç örgütlü bir şekilde işlenmesi halinde verilen hapis cezası 1/2 ile bir kat oranında arttırlır. Örneğin olayın içeriğine göre 10 yıl cezaya hükmedildi. Ancak suç 3 veya daha fazla kişi tarafından organize bir şekilde işlenmiş ise ceza 15 yıl olarak belirlenecektir.
- Uyuşturucu maddelerin eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve türevleri, sentetik katinon ve türevleri, sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin ve türevleri olması durumunda ceza yarı oranında artar. Örneğin suç halk arasıda ot olarak bilinen madde değil de TCK 188/4 a maddesinde belirtilen maddelerden biri ise temel ceza 15 yıl olacaktır.
- TCK 188/4 b maddesine göre suç okul, hastane gibi alanlara yakın yerlerde işlenmesi durumunda verilen ceza yarı oranında arttırılır. Bu durumda temel ceza 10 yıl ise 15 yıla, 15 yıl ise 22.5 yıla çıkacaktır.
- Çocuklara kullanıllandırılması durumunda verilen ceza 15 yıldan az olamaz.
- Uyuşturucu ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi 20 yıldan 30 yıla kadar ceza alır. (TCK 188/1)
Özet Tablo
Aşağıdaki tablo, uyuşturucu madde ticareti suçunun temel unsurlarını ve cezalarını özetlemektedir:
| Suç Türü | Hapis Cezası | Adli Para Cezası | Artırıcı Nedenler |
|---|---|---|---|
| İmal, İthal, İhraç | 20-30 yıl | 2.000-20.000 gün | – |
| Satış, Dağıtım (Ülke İçi) | En az 10 yıl | 1.000-20.000 gün | Çocuklara satış: En az 15 yıl |
| Nitelikli Haller | – | – | Eroin, okul yakınında: Ceza yarı artar |
| Organize Suç Örgütü Kapsamında | – | – | Ceza bir kat artar |
- Suçun Hafifletici Sebepleri:
- Failin TCK 192. Maddede tanımlı etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanması durumunda verilen ceza 1/4 ile 1/2 oranında indirilir.
- Failin TCK 62. Maddede tanımlı takdiri indirim koşulunu sağlanması durumunda verilen ceza1/6 oranında indirilir.
Yargılama Süreci
Ceza yargılamasında soruşturma ve kovuşturma süreci şu şekilde ilerler:
- Soruşturma Aşaması: Yetkili yer başsavcılığı kolluk aracılığıyla soruşturma sürecini yürütür. Bu aşamada, delil toplanması işlemi gerçekleştirilir. Savcılık delil toplanması sürecinin sağlıklı yürütülmesi adına veya kuvvetli suç süphesi oluştuğu kanaatine varırsa şüphelinin tutuklanmasını talep edebilir. Ceza Hukukunda aşamalarda verilen ifadelerin çelişki olmaması önemlidir. Bu nedenle bu aşamada verilen ilk ifade önemlidir. Uyuşturcu suçlarında
- İddianame Hazırlığı: Cumhuriyet savcısı, toplanan deliller ışığında iddianame hazırlar ve dosyayı mahkemeye sunar.
- Yargılama Aşaması: Mahkeme tevzi edilen iddianameyi inceler. Bu inceleme neticesinde idddianameyi kabul edip dava açar veyahut iddianameyi savcılığa geri göndererek eksiklikleri gidermesini talep eder. Dosya, ağır ceza mahkemelerinde görülür. Sanık hakkında iddia edilen hususuları avukatı ile birlikte savunma yapmar.
- Karar ve İtiraz: Mahkeme,tahkikat sonunda sanık hakkında beraat kararı veyahut ceza yönünde karar verir. Mahkeme tarfından verilen karar sanık veyahut mahkeme savcısı tarfından bir üst mahkemye taşınabilir. 2. basamak yargılama olan bölge adliye mahkemeleri kararı inceler. Bu inceleme sonucunda ilk derece mahkeme kararını onayabilir, kararı bozabilir veya kararı düzelterek yeni bir karar verebilir. Bölge adliye mahkemesinin verdiği karara olağan son itiraz yolu Yargıtaya yapılır. Yargıtayın vermiş olduğu karar kesin karardır. Bu karar ile sanık ceza aldığında hükümlü sıfatını taşıyacaktır. Bu karara karşı koşulları oluştuğunda Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu vardır. Ayrıca Yargıtay kararına karşı olağanüstü itiraz yolu olan Kanun Yararına Bozma talep edilebilir.
Bu süreçte, CMK’nın 150. maddesi uyarınca, avukat atanmadan işlem yapılamaz.
Uyuşturucu Madde Ticareti Davalarında Savunma Stratejileri
Uyuşturucu madde ticareti suçuyla yargılanan kişilerin, avukatları aracılığıyla etkili bir savunma stratejisi geliştirmesi büyük önem taşır. İşte bu tür davalarda izlenebilecek savunma stratejileri:
- Suçun Unsurlarının Eksikliği: Savunma avukatı, suçun maddi veya manevi unsurlarının eksik olduğunu iddia edebilir. Örneğin, failin uyuşturucu maddeyi bilinçli olarak taşımadığı yani suçun manevi unsurunun oluşmadığı ileri sürülebilir. Yada eyleminin TCK 191 de tanımlı kullanma suçunu oluşturduğu yönünde savunma yapılabilir.
- Delil Geçersizliği: Uyuşturucu madde ticareti davalarında, delillerin usulüne uygun olarak toplanmış olması büyük önem taşır. Savunma avukatı, delillerin yasadışı yollarla elde edildiğini veya usulsüz olduğunu iddia ederek, delillerin geçersiz sayılmasını talep edebilir. Anayasa 38/6 . maddesi ve CMK 217. Maddesi uyarınca elde edilen delliller kanunda belirtildiği şekilinde elde edilmesi gerekir. Aksi takdirde kanunsuz elde edilen deliller hükme esas alınmamalıdır. Uyuşturucu suçları Yargıtay 10. Ceza Dairesi ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi görev alanına girmektedir. Bu dairelerin verdikleri kararlar yol gösterir niteliktedir. Yargıtay içtihatlerinde kanunsuz delil nedeniyle beraat kararı verilmiş kararlar savunmada yer almalıdır. Yargıtay kararlarını kendi sitesinden paylaşmaktadır. Buradan olayın özelliğine göre uygun kararlar edinebilirsiniz. Kanunusuz delil ile ilglili örnek içtihatler;
- Failin suç konusu maddeyi kolluk görevelisine gönüllü olarak vermiş olması gerçek bir iradi davranış olamayacağından ele geçirilen uyuşturucu madde kanunsuz delildir. Örnek:
Yargıtay 10. Ceza Dairesi’nin 21.06.2023 gün ve 2022/3830 Esas, 2023/5837 Karar sayılı ilamında
“Sanığın üst araması yapılacağı sırada cüzdanından çıkardığı, içinde uyuşturucu madde bulunan 2 paketi rızaen kolluk güçlerine teslim ettiği ve adli arama kararı gerektiren bir olayda suç baskısı altında olan sanığın uyuşturucu maddeyi kamu görevlilerine teslim etmiş olmasının gerçek anlamda, rızaen bir teslim olmadığı anlaşılmakla başkaca delil bulunmayan olayda sanığın beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır. “ - Kolluk görevelisi arama izni olmadan ele geçirdiği uyuşturucu madde kanunsuz delildir. Örnek:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.03.2023 gün ve 2022/13 Esas, 2023/191 Karar sayılı ilamında;
“Otobüs terminalinde tedirgin davranışlar sergileyerek dolaşan ve elinde bir adet poşet bulunan sanığın durumundan şüphelenen kolluk görevlilerinin sanığı takip etmeye başladıkları, daha sonra sanığın otobüse binerek elindeki poşeti otobüsün el bagajı bölümüne yerleştirdiği ve otobüs kapısından indiği sırada polislerce kimlik kontrolü yapılarak otobüste el bagajı bölümüne konulan poşeti aldıkları ve poşetin içerisinde esrar maddesinin ele geçtiği olayda; ele geçen poşette yapılan arama işleminin PVSK 4/a maddesi kapsamında gerçekleştirilen ve önleyici nitelikte tedbir olan yoklama biçiminde değerlendirilemeyeceği, aksine kabulün keyfi ve ölçüsüz uygulamalara sebebiyet verip temel hak ve özgürlüklerin ihlali sonucunu doğuracağından CMK 116 vd. maddelerine göre adli arama kararı ya da Cumhuriyet Savcısı’ndan yazılı emir alınmadan elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı” - Yine uygulamada sık karşılaşılan kolluk görevlilerinin alıcı gibi hareket ederek uyuşturucu madde satın almasıdır. Kolluk görevlisinin yasaya uygun bir görevlendirme yapılmadan elde ettiği deliller kanunsuz delildir. Bu nedenle hükme esas alınamaz .Örnek:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’ nun 28/02/2017 tarih ve2016/20 -800 esas 2017/120 sayılı kararında;kollukça yapılan araştırma sonucu , sanığın kimliği ve suç işlediğine dair istihbari bilgiler elde edildiği aşamada,suçüstü hali ve gecikmede sakınca bulunan bir hal olmaması durumunda, kolluk görevlilerin edindikleri bilgileri CMK’ nın 2- e , 158, 160, 161, 164 maddeleri uyarınca derhal Cumhuriyet Savcısına bildirip, bu konuda adli arama kararı talep ederek , Cumhuriyet savcısından alacakları talimat doğrultusunda işlem yapmaları gerekirken;adli arama kararı alınmadan yapılacak işlemin ve bu arama sonucunda ele geçirilecek uyuşturucu maddenin hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olacağından ayrıca suçun maddi konusu , delili olan uyuşturucu madde hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş olacağındanötürü;hükme esas alınamayacağı ve buna bağlı olarak suçun unsurunun oluşmayacağından mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
- Failin suç konusu maddeyi kolluk görevelisine gönüllü olarak vermiş olması gerçek bir iradi davranış olamayacağından ele geçirilen uyuşturucu madde kanunsuz delildir. Örnek:
- Cezada İndirim Talebi: Beraat talebi ile yapılan savunmaya karşın mahkemenin bu yönde bir kararı oluşmamış olabilir. Bu nedenle beraat talebi yanında ceza verilmesi durumunda sanığın cezasında indirim hakları da ileri sürülmelidir. Ceza kanununda ceza indirimi düzenleyen etkin pişmanlık hükümleri ve takdiri indirimi halleri tanımlanmıştır. Soruşturma aşamasında failin suçun aydınlanmasına katkı sağladığı ve cezada indirim şartlarının oluştuğu ileri sürülebilir. Ayrıca, failin daha önce sabıkasının olmaması veya suçun niteliğinin hafif olması gibi durumlar da indirim talebine dayanak oluşturabilir.
Uyuşturucu Kullanma Suçu ve Cezası
Uyuşturucu kullanma suçu, TCK 191. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, uyuşturucu kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri devreye girebilir. Eğer kişi, kolluk kuvvetlerine başvurarak tedavi olmayı kabul ederse, ceza indirimi veya cezanın ertelenmesi söz konusu olabilir.
- İlk Kez Uyuşturucu Yakalatmanın Cezası: İlk kez uyuşturucu kullanırken yakalanan kişiler, genellikle daha hafif cezalarla karşılaşır. Bu durumda, mahkeme tarafından tedavi kararı verilebilir ve ceza ertelenebilir.
- 2 Kez Uyuşturucu Yakalatmanın Cezası: İkinci kez uyuşturucu kullanırken yakalanan kişiler için cezalar daha ağır olabilir. Bu durumda, hapis cezası tekrar ertelenebilir. Ancak ilk uyuşturucu kullanma cezasında ertelenme veya HAGB (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması cezası) verilmiş ise buradaki ceza gündeme gelecektir.
Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık TCK 192
Etkin pişmanlık, uyuşturucu suçlarında ceza indirimi veya cezanın ortadan kaldırılması için önemli bir kavramdır. TCK 191. maddeye göre, uyuşturucu kullanan kişi, kolluk kuvvetlerine başvurarak tedavi olmayı kabul ederse, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilir. Bu durumda da ceza indirimi uygulanabilir. Bu durumda, ceza indirimi veya cezanın ertelenmesi söz konusu olabilir.
Uyuşturucu ticareti suçunda ise, etkin pişmanlık için suçun ortaya çıkmasını engelleme veya suçluların yakalanmasına yardımcı olma gibi şartlar aranır. Bu durumda Uyuşturucu satma cezası da 1/4 ile 1/2 oranında indirilebilmektedir. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olaya göre farklılık gösterir. Bu nedenle hukuki destak alınmalıdır. Yargıtay Genel Ceza Kurulu etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma kriterlerini şu kararında belirlemiştir.
Ceza Genel Kurulu – Karar: 2019/4
Yerleşmiş yargısal kararlar ve öğretide yer alan baskın görüşlere göre, 5237 sayılı TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi gereklidir:
1- Fail 5237 sayılı TCK’nın 188 ve 191. maddelerinde düzenlenen suçlardan birini işlemiş olmalıdır.
2- Hizmet ve yardım bizzat fail tarafından yapılmalıdır.
3- Hizmet ve yardım soruşturma ya da kovuşturma makamlarına yapılmalıdır.
4- Hizmet ve yardım, suçun resmi makamlar tarafından haber alınmasından sonra, ancak mahkemece hüküm verilmeden önce gerçekleşmelidir. 5271 sayılı CMK’nın 158. maddesinde gösterilen, bir suç hakkında soruşturma yapmakla yetkili olan adli ve idari merciler, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları, savcılıklar, emniyet ve jandarma teşkilatı, suçları savcılıklara iletmekle yükümlü olan vali ve kaymakamlıklar, elçilikler ve konsolosluklar resmi makamlar kapsamında değerlendirilmelidir.
5- Fail kendi suçunun ya da bir başkasının suçunun ortaya çıkmasına önemli ölçüde katkı sağlamalı, bilgi aktarımı ile suçun meydana çıkmasına ya da diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım etmelidir.
6- Failin verdiği bilgiler doğru, yapılan hizmet ve yardım sonuca etkili ve yararlı olmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/605 Esas sayılı ilamında ‘ araçta ele geçen uyuşturucu maddenin kime ait olduğunun bilinmediği aşamada sanığın suç konusu maddenin kendisine ait olduğunu söyleyerek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunduğu dikkate alındığında TCK nın 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmalıdır.
Sonuç
Uyuşturucu madde ticareti suçuyla yargılanan kişilerin, avukatları aracılığıyla hukuki haklarını etkili bir şekilde savunmaları, adil bir yargılama süreci için kritik öneme sahiptir. Bu tür davalarda, delillerin titizlikle incelenmesi ve savunma stratejilerinin doğru bir şekilde belirlenmesi, yargı sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini sağlar. Eğer siz veya bir yakınınız uyuşturucu suçlarıyla ilgili hukuki bir sorun yaşıyorsanız, mutlaka bir avukattan destek almanız önerilir. Unutmayın, hukuki süreçlerde doğru bilgi ve profesyonel destek, cezaların hafifletilmesi veya ortadan kaldırılması için kritik bir rol oynar.ticareti suçu ile ilgili örnek yargıtay kararları için tıklayınız. Uyuşturucu ticareti suçlarında, hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi ve deneyimli bir avukattan destek alınması büyük önem taşır
*Konuyla ilgili destek almak için iletişim numaralarımızdan bize ulaşabilirsiniz.
| Av. Hüseyin ÖZTÜRK 1955 yılında Artvin ilinde doğan Hüseyin Öztürk, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki eğitiminin ardından 1980 yılında Tunceli ilinde hakim olarak göreve başlamıştır. 17 yıl Anadolu’nun çeşitli illerinde hakim olarak görev aldıktan sonra 1998 yılında İstanbul’a atanmıştır. İstanbul ilinde 20 yıl çeşitli mahkemelerde Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yapmıştır. Son olarak İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı yapan Öztürk, 2018 yılında emekli oldu. 2018 yılında İstanbul Barosu’na kaydolarak avukatlık ruhsatı aldı. 20 yıl Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı görevini sürdürmenin getirdiği Ceza Hukuku alanındaki yüksek bilgi birikimi ve deneyimiyle Öztürk & Çiçek Hukuk ve Danışmanlık bünyesinde Ceza Hukuku alanında çalışmalarını sürdürmektedir. |
Öztürk ve Çiçek Hukuk Ofisi , Altayçeşme Mah. Çamlı Sok. Dap Royal Center D Blok Kat:13 Daire 50 Maltepe/ İstanbul
