Özel hastanelerde şirket kurarak çalışan hekimlerin işçilik hakları, Türkiye’de sıkça merak edilen ve tartışılan bir konudur. Günümüzde özel hastaneler vergisel avantajları nedeniyle ve İş Kanunu’nda çalışan lehine hükümlerden muaf olabilmek için hekimleri şirket kurdurmaya yönlendirmektedirler. Hekimlerin çalışma şekilleri, iş kanunundan kaynaklanan haklarını doğrudan etkilemektedir. Bu yazıda, özel hastanelerde şirket kurarak çalışan hekimlerin işçilik hakları olup olmadığını inceleyeceğiz. Hukuki statülerini açıklayacağız. Dikkat edilmesi gereken önemli noktaları detaylı bir şekilde ele alacağız.
Özel Hastanelerde Hekimlerin Çalışma Modelleri
Özel hastanelerde hekimler genellikle iki farklı modelle çalışmaktadır:
- Doğrudan İş Sözleşmesi ile Çalışma:
Hekim, özel hastane ile doğrudan iş sözleşmesi yaparak çalışır. Bu durumda, 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında işçi statüsünde kabul edilir ve iş kanunundan kaynaklanan tüm haklara sahiptir. - Şirket Kurarak (Serbest Hekimlik Statüsü) Çalışma:
Hekim, kendi adına bir şirket kurarak veya bir şirketle hizmet sözleşmesi yaparak çalışır. Bu modelde, hekim vergi yükümlülüğü ve sigortalılık açısından işçi statüsünde kabul edilmez. Hekim şirketler gibi vergi öder ve 4/b sigorta statüsünde kendi sigorta primini öder. Ancak Hekimin özel hastane ile olan ilişkisi Borçlar Kanunu veya Ticaret Hukuku kapsamında mı değerlendirilir ? Yoksa İş Kanunu kapsamında mı değerlendirilir? Bu durum özel hastane ve hekim ilişkisinin nasıl düzenlendiğine göre belirlenebilecektir.
Şirket Kurarak Çalışan Hekimlerin İşçilik Hakları Var mı?
İş Kanunu, çalışanlara pek çok güvence sağlamaktadır. Bu nedenle hekimlerin özel hastaneler ile olan ilişkisinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanması hekimlerin lehine olacaktır. Şirket kurarak çalışan hekimlerin işçilik hakları, çalışma şekline ve sözleşme türüne bağlı olarak değişir. İş Kanunu’nun 8/ 1. maddesinde “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir”. İş sözleşmesi kurulumunda belirli bir şekil şartı yoktur. İş sözleşmeleri yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilir. İşveren ile çalışan arasında iş sözleşmesinin kurulduğundan bahsedebilmek için 3 unsurun bir arada bulunması yeterlidir. Birinci unsur bağımlı çalışma, ikinci unusur iş görme, üçüncü unsur ise ücret ödenmesidir. İş ilişkisinde bu üç unsur var ise İş Kanununda tanımlı iş ilişkisinden bahsetmek mümkündür. Hekim şirket kurarak özel hastanede çalışsa bile, belli kriterleri sağlarsa İş Kanunu’ndan kaynaklanan Kıdem Tazminatı, İhbar tazminatı gibi haklardan yararlanabilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Kararı için tıklayınız. İşte dikkat edilmesi gereken önemli noktalar:
1. İşçi Statüsünün Belirlenmesi
Hekim şirket kurmuş olsa da Yargıtay hekimin işçi statüsünde olup olmadığı, fiili çalışma koşullarına göre belirlenir. Örneğin:
- Hekim, hastanenin talimatlarına tabi olarak çalışıyorsa,
- Çalışma saatleri belirliyse ve hastanenin organizasyonuna bağlıysa,
- Hastane tarafından sağlanan ekipman ve altyapıyı kullanıyorsa,
mahkemeler hekimi çalışan statüsünde kabul edebilir.
2. İş Kanunundan Kaynaklanan Haklar
Eğer hekim işçi statüsünde kabul edilirse, aşağıdaki haklara sahip olur:
- Ücretli izin,
- Fazla mesai ücreti,
- Kıdem tazminatı,
- İş güvencesi.
Ancak şirket kurarak çalışan hekimler genellikle bu haklardan yararlanamaz.
3. Sözleşme Şartları
Şirket kurularak yapılan sözleşmelerde, hekimin hakları sözleşme hükümlerine bağlıdır. Bu nedenle sözleşmenin detaylı bir şekilde incelenmesi ve hukuki danışmanlık alınması büyük önem taşır.
Şirket Kurarak Çalışmanın Avantajları ve Dezavantajları
Avantajları:
- Vergi avantajları (gelir vergisi indirimleri, gider gösterme imkanı),
- Daha esnek çalışma koşulları,
- Kendi işini yönetme özgürlüğü.
Dezavantajları:
- İş kanunundan kaynaklanan haklardan yararlanamama,
- Sosyal güvenlik yükümlülüklerinin tamamen hekime ait olması,
- İş güvencesinin bulunmaması.
Sosyal Güvenlik ve Vergi Yükümlülükleri
Şirket kurarak çalışan hekimler, genellikle Bağ-Kur kapsamında sosyal güvenliklerini sağlarlar. İşçi statüsünde olan hekimler ise SGK kapsamında sigortalı olurlar. Ayrıca, şirket kurarak çalışan hekimler gelir vergisi, kurumlar vergisi ve diğer mali yükümlülükler açısından farklı bir statüdedir.
Hukuki Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Sözleşmenin Detaylı İncelenmesi:
Hekimler, sözleşme imzalamadan önce mutlaka bir hukukçu tarafından sözleşmenin incelenmesini sağlamalıdır. - Fiili Çalışma Koşullarının Değerlendirilmesi:
Eğer hekim, işçi statüsünde olduğunu düşünüyorsa, bu durumu ispatlamak için delil toplamalı ve gerekirse dava açmalıdır. - Profesyonel Destek Alınması:
İş hukuku alanında uzman bir avukattan danışmanlık almak, hekimlerin haklarını korumaları açısından büyük önem taşır.
Sonuç
Özel hastanelerde şirket kurarak çalışan hekimlerin işçilik hakları, çalışma şekline ve sözleşme türüne bağlı olarak değişir. Genellikle bu hekimler iş kanunundan kaynaklanan haklara sahip değildir. Ancak, fiili çalışma koşulları işçi statüsünü gerektiriyorsa mahkemeler hekimi işçi olarak kabul edebilir. Bu nedenle, hekimlerin çalışma koşullarını ve sözleşmelerini dikkatlice incelemeleri ve hukuki destek almaları büyük önem taşır.
Av. Ahmet Ayhan ÖZTÜRK
Öztürk ve Çiçek Hukuk Ofisi , Altayçeşme Mah. Çamlı Sok. Dap Royal Center D Blok Kat:13 Daire 50 Maltepe/ İstanbul
(0552) 730 84 96
