Resmi evrakta sahtecilik suçu, TCK’nın 204. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, bir resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, içeriğinin değiştirilmesi ya da sahte olduğunun bilinmesine rağmen kullanılması eylemlerini kapsar. Resmi belge, kamu otoritesinin güvencesi altında olan veya kamu görevlisi tarafından düzenlenen belgelerdir. Örnek olarak nüfus cüzdanı, pasaport, diploma, tapu senedi, mahkeme kararı ve sağlık raporları verilebilir.
Resmi Evrakta Sahtecilik Suçunun Unsurları
Suçun oluşabilmesi için belirli unsurların bir arada bulunması gerekir. Bu unsurları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Fiil Unsuru: Suç, resmi belgenin sahte olarak düzenlenmesi, içeriğinin tahrif edilmesi veya sahte belgenin kullanılması şeklinde işlenir. Örneğin, sahte bir sağlık raporu düzenlemek bu kapsama girer.
- Konu Unsuru: Suçun konusu resmi belgedir. Yargıtay kararlarına göre resmi belge, kamu görevlisi tarafından görevine uygun olarak düzenlenen ya da kamu otoritesinin güvencesi altında olan belgedir.
- Fail Unsuru: Suçu herkes işleyebilir; ancak kamu görevlisi ya da hekim gibi özel statüdeki kişiler tarafından işlenmesi durumunda cezalar daha ağırdır.
- Manevi Unsur: Suç, kasten işlenir. Failin sahtecilik yapma iradesine sahip olması ve belgenin sahte olduğunu bilmesi gerekir.
- Hukuka Aykırılık Unsuru: Eylemin hukuka aykırı olması, yani yasal bir dayanağının bulunmaması şarttır.
Resmi Evrakta Sahteciliğin Cezası Ne Kadar?
- TCK m.204/1’e göre ; bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
- TCK m.204/2’e göre “Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır”.
- TCK m.204/3 . maddede resmi belgenin aksi ispatlana kadar gerçek olduğu kabul edilen belgere ilişkin düzenleme yer almaktadır. Bu belgeler mahkeme ilamı, İcra İflas Kanunda yer alan ilam niteliğindeki belgelerdir. Eğer sahte evrak kanunda yer alan bu belger ise temel ceza yarı oranında arttırılmaktadır. Örneğin temel ceza 2 yıl dan 5 yıla kadar ceza ise 3 yıldan 7,5 yıla kadar ceza söz konusu olacaktır. Yada temel ceza 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ise 4.5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmedilecektir.
Hekimler Açısında Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu
Resmi evrakta sahtecilik suçlaması ile en sık karşılaşan meslek grubu hekimlerdir. Hekimlerin usulüne uygun düzenlenmedikleri reçete , sağlık kurulu raporu veya iş göremezlik raporu belgeleri nedeniyle bu suçlama ile karşılaşmaktadırlar. Bu suçu işlediği sabit görülen hekim hakkında TCK 210/2. Maddesi uyarınca üç aydan bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ancak hekimin bir menfaati söz konusu ise yada kamu veya kişi zararı var ise bu durumda hekim TCK 204. Maddesi uyarınca yargılanacaktır. Kamuda çalışan bir hekimin düzenlediği belge sonucunda SGK zararı oluşacağı için sahtecilik suçlamasında TCK 204. Madde uygulama alanı bulacaktır.
Bu suçlama, TCK yaptırımları dışında hekimlere özgü ek yaptırımlar da getirmektedir. 1219 Sayılı Kanunu 28. Maddesinde hekimlik mesleği ile bağdaşmayan suçlar yer almaktadır. Bu maddede sahtecilik suçu da yer almaktadır. Bu nedenle bu suçtan cezası kesinleşen kişi hekimlik görevini yapamayacaktır. Kamu çalışanları için ayrıca idari disiplin soruşturma süreci de olacaktır.
Uygulamada Sıklık ile Karşılaştığımız Durumlar
Hekimler yoğun iş temposu nedeniyle kimlik ibrazı yaparak kayıt olan hastalarına muayene esnasında tekrar kimlik kontrolü yapmamaktadırlar. Başkasının kimliği ile muayene olan kişiye düzenlenen reçete veya rapor belgesi hekim açısından açıklanması güç durumlara neden olmaktadır. Yada Aile Hekimlerinden genellikle yaşlı olan hastalar için reçete düzenlenmesi talebine karşılık yardımcı olmak isteyen hekimler bu suçlama ile karşılaşmaktadırlar.
Sahtecilik Suçuna Karşı Tavsiyeler
Hekimlerimize tavsiyem muayene edecekleri hastalardan kimlik kontrolü yapmaları ve muayenehaneye gelmeyen hastalara reçete veya rapor düzenlememeleri olacaktır. Hekimler için sahtecilik suçlaması sürece savcılıktan önce başlamaktadır. Hekimler burada verecekleri ifadeler sürecin devamı açısından önem arz etmektedir. Yukarıda bahsettiğim gibi suçun oluşabilmesi için kasten işlenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle ilk ifadede suç işleme kastının olmadığı yönünde beyanlar verilmelidir. Müvekkillerim genellikle suçlamanın savcılık aşamasında bana başvurmaktadırlar. Bu nednele İlk ifade üzerine savunma inşa etmek durumunda kalıyorum. Diğer bir tavsiyem ilk muhakik ataması aşamasında bir avukat ile birlikte çalışılması olacaktır.
Hukuki Süreçte Dikkat Edilmesi Gerekenler
- Soruşturma Aşaması: Savcılık, suç duyurusu veya ihbar üzerine re’sen soruşturma başlatır . Suç duyurusunu kamuda iç soruşturma sonucunda kurum yada şahıs yapabilir. Savcılık ilgli kişilerin İfadelerini alır ve gerekirse uzman kişilerden rapor alır. Suçun oluşmuş olabileceğine ilişkin yeterli şüphe oluştuğunda dava açılmak üzere iddianame düzenlenir.
- Delillerin İncelenmesi: Sahte belgenin teknik incelemesi (örneğin imza bilirkişisi) kritik önem taşır. Avukatınız, lehinize delil sunarak süreci yönetebilir. Resmi belgede bulunması gereken zorunlu unsurların sahte iddiasında olan belgede bulunup bulunmaması veya sahte belgenin iğfal yeteneğinin olup olmaması incelenmelidir.
- Mahkeme Süreci: Savunma stratejisi oluşturmak ve cezanın hafifletilmesi için hukuki argümanlar sunmak ancak deneyimli bir ceza avukatı ile mümkündür. Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporları tek başına hüküm için yeterli değildir. Ceza Hukuk’unun genel prensipleri gereği iddia edilen sahtecilik suçu kuşkuya yer vermiyecek şekilde ispat edilmelidir. Kişinin sosyal durumu nedeniyle bu suçu işlemesinin hayatın olağan deneyimleri ile bağdaşmaması gibi nedenler ile sanık beraat edebilmektedir.
Sonuç
Resmi evrakta sahtecilik suçu, adli sicil kaydından mesleki itibar kaybına kadar uzun vadeli sonuçlar doğurabilir. Bu süreçte tek başınıza mücadele etmek yerine, ceza hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmak, haklarınızı korumanın en etkili yoludur.
Av. Ahmet Ayhan ÖZTÜRK
Konu ile ilgili İletişime geçmek İçin Tıklayın
